TRAKYA’NIN SUYUNUN, TOPRAĞININ, ORMANININ SANA İHTİYACI VAR!



Bereketli Trakya’nın ortasına, termik santral kurulması planlanıyor. Santral kurulursa, her sene milyonlarca ton kömür yakacak, asit yağmurlarına neden olacak. Verimli tarım alanlarımız, ormanlarımız kirlenecek.

Ne oldu?
Çerkezköy Termik Santrali Projesi’nin Çevresel Etki Değerlendirme süreci Şubat 2019’da iptal edildi. Ancak termik santral alanı Trakya Ergene Çevre Düzeni Planı’ndan kaldırılmadı. Bu durum termik santral yapımına hala olanak sağlıyor.

Ne istiyoruz?
Trakya Çevre Düzeni Planı’nda bu alanın tekrar orman alanına dönüştürülmesi
Trakya’nın verimli toprağını ve çiftçilerini korumak
Enerji verimliliği ve tasarrufu sağlamak
Temiz hava solumak, sağlıklı yaşamak

Nasıl destek olabilirsiniz?
Dilekçe kampanyasına katılmak için: http://www.komuretme.org/cerkezkoy
Çalışmalarımıza katılmak için http://temsilciharitasi.tema.org.tr adresinden TEMA Vakfı temsilcisiyle iletişime geçebilir ya da gonullu@tema.org.tr adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Çerkezköy Dilekçe

Çerkezköy Dilekçe


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü
ANKARA

Tekirdağ ilinde planlanan Çerkezköy Kömürlü Termik Santral ve Kömür Madeni Projesi’nin Çevresel Etki Değerlendirme süreci Şubat 2019’da sonlandırıldı. Buna karşın, termik santral alanı, Trakya Çevre Düzeni Planı’nda hala duruyor. Termik santral projesi yörenin yer altı sularına, ormanlarına, tarım alanlarına ve havasına zarar verecektir. Bu nedenle termik santral alanının Trakya Çevre Düzeni Planı’ndan kaldırıp alanın tekrar orman alanı olmasını talep ediyorum.

Saygılarımla,


İsim, soy isim:
TC kimlik No:
Telefon:
Eposta:

Tarih:
İmza:


Zonguldak Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) muafiyetle çevreyi kirletmeye devam edecek

Özelleştirilen eski termik santrallerin çevreyi kirleterek çalışmalarına izin veren yasa tasarısı Sanayi Komisyonu’nda kabul edildi. Yasa tasarısı meclis genel kurulunda değişiklik olmadan kabul edilirse özelleştirilen Zonguldak Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) gibi çevre yatırımlarını tamamlamayan ve yasal sınırların üzerinde kirletici salan eski termik santraller, 2021 yılı sonuna kadar çevreyi kirletmeye devam edecek. 

“ÇATES’in kirleterek çalışmaya devam etmesi, temiz hava hakkımızın ihlalidir” 

Şubat’ta Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen Maden Kanunu ve Bazı Kanunlar Hakkında değişiklik öngören Torba Yasa Tasarısı’nın 47. maddesi 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 8. maddesini yeniden düzenleyerek muafiyetin süresini 2021’in sonuna kadar uzatıyor. Konuyla ilgili konuşan TEMA Vakfı Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan, “Bu eski termik santral tesisleri mevcut şekilde üretimi sürdürürler ise, geri dönüşü olmayan tahribatlara sebep olmaya devam edeceklerdir. Özellikle Çatalağzı'ndaki santraller yerleşim yerleriyle iç içedir. En kısa sürede sözleşmede taahhüt ettikleri çevre kirliliğini azaltacak iyileştirme yatırımlarını yapmalı ya da faaliyetini durdurmalıdır. Zonguldak'ta görev yapan, Mecliste bizleri temsil eden, iktidar ve muhalefet tüm vekillerimizi söz konusu yasa önerisinin reddedilmesi için göreve davet ediyorum. Hava kirliliğinin A partisi, B partisi olmaz. Sonuçta hepimiz aynı havayı soluyoruz. Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliğinin kanser yaptığını açıklamışken, santralin kirleterek çalışmaya devam etmesi ve çevre kirliliğini azaltacak çalışmalardan iki yıl daha muaf tutulması temiz hava hakkımızın ihlalidir” dedi. 

Kirleterek çalışan termik santrallerden biri de ÇATES 

Özelleştirildiğinden beri gerekli çevre yatırımlarını tamamlamayan ve yasal sınırların üstünde kirletici salan termik santrallerden biri Zonguldak Çatalağzı’ndaki Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES). 1948 yılında faaliyete geçen Çatalağzı Termik Santrali 2014'te özelleştirildi. 300 MW kapasiteli ÇATES - Elsan Termik Santrali, hala eski teknolojiyle ve baca gazı arıtım ekipmanları olmadan çalışmaya devam ediyor. Çatalağzı yöresindeki hava kirliliği düzeylerinin insan sağlığı açısından kritik eşikleri aştığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mobil istasyonlarının yaptığı ölçüm sonuçları ve Çevre Mühendisleri Odası’nın hava kirliliği ölçüm çalışmaları ile ortaya konuldu. 

Anayasa Mahkemesi daha önce düzenlemeyi iptal etmişti 

İlk olarak, 2013 yılında santrallerin özelleştirilmesinin ardından, bu santrallerin çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2018’e kadar süre tanınmıştı. 2014 yılında Anayasa Mahkemesi (AYM) bu kararı iptal etti. AYM, iptal kararının gerekçesinde Anayasanın devlete çevrenin korunması ve geliştirilmesi konularında ödevler yüklediğini, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ekonomik ve mali gerekçelerle vazgeçilecek haklardan olmadığını açıkça belirtmişti. AYM’nin bu kararına rağmen, termiklere çevreyi kirletme muafiyeti tanıyan düzenleme 2016 yılında tekrar yapılarak süre Aralık 2019’a kadar uzatıldı. Şu anda da 2021’in sonuna kadar uzatılmak isteniyor. 



İspanya’da İki Kömürlü Termik Santral Çevre Yatırımlarını Yaparsa Kar Etmeyeceği için Kapatılıyor


Aralık 2018’de İspanya’nın en büyük enerji şirketlerinden biri olan Endesa  iki kömürlü termik santralini kapatmaya karar verdi. Şirket aldığı bu kararın nedeni olarak söz konusu santrallerin gelirlerinin, AB’nin tesisler için Mevcut En İyi Teknikler Referans Belgesi’nde (BREF) belirlediği emisyon limitlerine uyumu için gerekli olan yatırımların maliyetini karşılamaması olarak açıklıyor.

Toplam kapasiteleri 2.000 MW olan linyit kömüründen elektrik üreten Andorra (Teruel) ve taş kömürü üreten Compostilla (Leon), 2017 yılında ülkenin toplamda yaklaşık 6,5 milyon CO2 ton emisyonundan sorumlu oldu. 2016 yılında 206 erken ölüme neden olduğu hesaplandı [i]. Sosyal ve çevresel konularda uluslararası hukuk ve AB hukukunun geliştirilmesi ve uygulanması üzerine faaliyet gösteren Madrid merkezli Uluslararası Hukuk ve Çevre Enstitüsü’nün Direktörü Ana Barreira, kararın oldukça önemli olduğunu ancak bu kararla her şeyin bitmiş olmadığını, şirketin bu yöndeki kararlara devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, Paris Anlaşması’na uygunluk için ülkenin 2025 yılına kadar kömür santrallerini kapatması gerektiğinin altını çiziyor.

Europe Beyond Coal, CAN Europe, EEB, Sandbag ve Greenpeace’in Kasım 2018 tarihli araştırması, Endesa’nın AB genelindeki kömür santrallerinin yol açtığı sağlık problemlerinde ilk 10’a girmiş, 2016 yılında ise toplam 410 erken ölümden sorumlu olan en kritik kömür şirketlerinden biri olduğunu da gösteriyor.[ii]

Kömür, 2014 yılında İspanya’nın ulusal emisyonunun %13’ünü  oluştururken ve 2013 yılında kömür kaynaklı kirliliğin ülkeye maliyeti ise 3,6 milyar avro olarak belirtiliyor.[iii] Ülkedeki kömür santrallerinin eski model olduğu da biliniyor. Bununla beraber, İspanya Hükümeti, Kasım ayında Parlamentoya sunulan taslak halindeki iklim kanunu ile 2050 yılına kadar elektrik sistemini %100 yenilenebilir enerjiden karşılayacağının taahhüdünü vermişti.[iv] 

Dünya genelinde kömürden uzaklaşma politikaları hız kazanmışken, kullanım sürelerinin uzatılması için gerekli görülen yeni yatırımların yeni kararla birlikte doğru bir seçim olmadığı bir kez daha teyit edilmiş oluyor. 


Last Gasp: The Coal Companies Making Europe Sick (Europe Beyond Coal, CAN Europe, EEB, Sandbag, Greenpeace, Kasım 2018): https://beyond-coal.eu/wp-content/uploads/2018/11/Last-Gasp-2018.pdf

Hava Kirliliğinin ve İklim Değişikliğinin Sağlık Etkileri Nelerdir?

Hava Kirliliğinin ve İklim Değişikliğinin Sağlık Etkileri Nelerdir?


Doç. Dr. Haluk Çalışır, hava kirliliğinin ve iklim değişikliğinin sağlık etkilerini anlatıyor.
Podcast için:


“Hava kirliliği ile birlikte, iklim değişikliği de insan sağlığını tehdit ediyor. Seller nedeniyle ortaya çıkan doğrudan etkilerle birlikte enfeksiyonların artması, daha önce hiç görülmeye hastalıkların ortaya çıkması söz konusu olabilir.

İnsan sağlığına ciddi etkisi olan partikül maddeler yanma faaliyetleri sonucu ortaya çıkar. Solunum yoluyla doğrudan akciğerlere taşınması ve dolaşıma geçmesi gibi riskler bulunuyor. Siyah karbon da artık bir sera gazı olarak biliniyor.

Ozon yer seviyesinde ise zararlı bir kirleticidir. Ozon, atmosferde uçucu organiklerle azot oksitlerin birleşmesiyle ortaya çıkar. Ozon da bir tür sera gazı.

Termik santrallerin baca gazında bir çok kirletici söz konusu. Termik santraller erken ölümlere sebep oluyor.”

İklim Elçileri Projesi kapsamında hazırlanan röportajın tamamına linkten ulaşılabilirsiniz: https://youtu.be/4naPeqPtJ-8

Trakya'yı Kömür Etme!


HABERİN VAR MI? 

Bereketli Trakya topraklarına termik santraller kurulması planlanıyor. Bu termik santraller kurulursa, her sene milyonlarca ton kömür yakacak, asit yağmurlarına neden olacak. Verimli tarım alanlarımız, ormanlarımız kirlenecek.




Gıdamız tehlike altında 

Trakya'nın verimli toprakları Türkiye'yi besliyor. Türkiye'nin ayçiçeği üretiminin %61 'ini Trakya karşılıyor. Bölgenin tüm tarım ürünlerinin verimi Türkiye genelinin üstünde.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre Trakya’da korunması gereken üç alan var: Yer altı suları, ormanlar ve tarım alanları. Kırklareli termik santrali ve kömür ocakları, gıda güvencemiz için büyük ova ilan edilmiş tarım alanlarına planlanıyor. Santral kurulursa bölgenin toprağı büyük zarar görecek, yer altı su düzeyi hızla düşecek, Trakya'nın suya dair sorunları daha da ağırlaşacak. Azalan su ve artan hava kirliliği nedeniyle tarım yapma imkanı kalmayacak.

Termik santraller halk sağlığını tehdit ediyor.

Termik santral Kırklareli şehir merkezine 19 km ve Babaeski ilçe merkezine 20 km mesafede. Halkın sağlığı tehdit altında.

Ne istiyoruz? 

• Temiz hava solumak, sağlıklı yaşamak

• Soframızda sağlıklı gıda tüketmek

• Trakya'nın verimli toprağını ve çiftçilerini korumak

• Enerji verimliliği ve tasarrufu sağlamak

• Doğa dostu ve yenilenebilir enerji kullanmak

Nasıl destek olabilirsiniz? 

Detaylı bilgi almak için: komuretme.org ne yapmalı? yazımızı okuyabilirsiniz.

Çalışmalarımıza katılmak için;

temsilciharitasi.tema.org.tr adresinden TEMA Vakfı temsilcisiyle iletişime geçebilir ya da gonullu@tema.org.tr adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Kömür Etme!

Toprağımızı, suyumuzu, çiftçimizi üzecek kömür yatırımlarına karşı tarım alanlarımızı koruyalım, toprağımıza sahip çıkalım!



Suya, yeterli ve sağlıklı gıdaya erişim için verimli tarım alanlarına ihtiyacımız var. Trakya, Konya Kapalı Havzası, Ereğli Karaman Ovaları, Çanakkale gibi önemli tarım bölgelerimizde kömür ocakları ve termik santraller planlanıyor.
Kömür toprağı, suyu ve tarım alanlarını üzer. Gelecekte su sorunu, yeterli ve sağlıklı gıdaya erişim sorunu yaşamamamız için tarım alanlarımıza sahip çıkalım.
Toprak;
Kömür madenciliği için hektarlarca tarım alanı kazılır, kömürlü termik santrallerden çıkan kirli, zehirli emisyonlar toprağın sağlığını bozar, toprakta yaşayan canlılara zarar verir.Termiklerden çıkan kül, meyve, sebzeleri kaplar, zehirler, kurutur.
Su;
Kömür çıkarılırken, kömürün su ve hava ile teması asit oluşturur. Asidik hale gelen su, ulaştığı diğer su kaynaklarını da kirletir. Termik santraller, sistemlerini soğutmak için su kullanır. Çiftçinin sulama için kullandığı dere, göl, gölet, yer altı sularına ortak olur.
Tarım alanları;
Kömür madenciliği tarım alanlarını, binlerce yılda oluşan verimli toprakları yok eder, termiklerden çıkan hava kirliliği toprağın sağlığını bozar, üretimi de verimi de azaltır. Kömür toprağı kirletir, suyu tüketir.

Tarım alanlarımızı maden, enerji, turizm, kentleşme gibi nedenlerle kaybediyoruz. Tarım alanlarımızın tarım dışı kullanımına ilişkin izin ve onay yetkisi İl Toprak Koruma Kurullarına ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na aittir. Toprak Koruma Kurullarının ve Bakanlığın tarım alanlarına yapılması planlanan kömürlü termik santraller ve maden ocakları süreçlerine müdahil olmasını ve tarım topraklarımızı korumasını talep ediyoruz.

Ne istemiyoruz?
  • Tarım alanlarımızda kömürlü termik santralleri
  • Termik santrallerin çiftçinin suyuna ve toprağına ortak olmasını
  • Havamızın, suyumuzun ve gıdamızın kirlenmesini
Ne istiyoruz?
  • Soframızda sağlıklı gıdaların olmasını
  • Türkiye’deki tarım alanlarının verimliliğinin, çiftçinin ve toprağın korunmasını
  • Enerji verimliliği ve tasarrufunun önceliklendirilmesini
  • Doğa dostu ve yenilenebilir enerjinin önceliklendirilmesini
Siz de tarım alanlarına sahip çıkmak, çalışmalarımıza gönüllü destek vermek isterseniz http://temsilciharitasi.tema.org.tr 'den size en yakın il temsilcisi ya da ilçe sorumlusu ile iletişime geçebilirsiniz.

Uluslararası Enerji Ajansı: CO2 emisyonu yayan her hangi bir şeyi inşa etmek için yerimiz yok


Uluslararası Enerji Ajansı, dünyanın mevcut pek çok fosil yakıt projesine sahip olduğunu ve uluslararası iklim değişikliği hedeflerini bozmadan daha fazla kirleten enerji altyapısı inşa edilemeyeceğini söyledi. 




Uluslararası Enerji Ajansı, dünyanın 2040'a kadar olan karbon bütçesinin neredeyse tamamının, bugünkü elektrik santralleri, araçlar ve endüstriyel tesisler tarafından kullanılacağını söyledi.

Paris merkezli grubun direktörü Fatih Birol, Guardian'a şunları söyledi: “CO2 emisyonu yayan her hangi bir şeyi inşa etmek için yerimiz yok. Bilim insanlarının önerdiği gibi bırakın 1.5C'yi, sıcaklık artışlarını 2C'yle sınırlamak için ya tüm yeni enerji projelerinin düşük karbonlu olması ya da mevcut altyapının temizlenmesi gerekiyor.

“Başka hiç bir yeni şey yapmasak bile [karbon] bütçesinin % 95'ini tüketiyoruz. Elbette ki trafiğe yeni bir kamyonun çıkmaması veya yeni bir enerji santrali inşa etmemek mümkün değil,” dedi. Birol'a göre bu nedenle kirli termik santrallerin erken kapanması veya karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin uygulanması için teşvikler sunulabilir. 

Uluslararası Enerji Ajansı, mevcut altyapının önümüzdeki 22 yıl içinde 550 gigaton karbon dioksiti “kitlediğin"i hesapladı. Sıcaklıkların 2C eşiğini aşmaması için, sadece 40 gigaton yani yaklaşık bir yıllık emisyon bütçesi var. 

Grubun Salı günü yayınlanan yıllık Dünya Enerji Görünümü çalışması, geçtiğimiz yılki raporda gelecek CO2 emisyonlarını yukarı doğru revize etti. Birol, yeni uluslararası [iklim] gündemi ile enerji pazarında olanlar arasında giderek artan bir kopukluk olduğunu söyledi. Raporda, dünyanın iklim değişikliği ve hava kirliliği konusundaki hedeflerine ulaşmanın “hala uzun bir yolu” olduğunu belirtiliyor.

Bununla birlikte, IEA elektrik piyasasının ne kadar "yeşilleneceği" konusunda iyimser. Rüzgârın, nükleeri sollayıp, 2040 yılına kadar, küresel elektrik üretiminin % 4'ünden % 12'sine ulaşması bekleniyor. Güneş enerjisinin %2'den 2040 yılına kadar %10'a çıkacağı tahmin ediliyor ve “neredeyse her yerde” maliyetle yeni kömür santrallerini aşması bekleniyor. Hidroelektrik enerji, 2040 yılında %15 ile düşük karbonlu elektrik üretiminin en büyük kaynağı olmaya devam edecek. Pil depolama maliyetlerinin de hızla düşmesi beklenmektedir.

Ancak rapor, elektrik üretiminin ötesinde, fosil yakıtların enerji kullanımını domine etmeye devam edeceğini düşünüyor. IEA, uçak, gemi ulaşımının ve sanayinin günümüz teknolojisi ile henüz “elektriğe hazır” olmadığını söyledi.

Genel olarak, dünyadaki enerji iştahının, artan 1,7 milyar kişi nüfus ve refah ile batıdan Asya'ya kayan talep nedeniyle 2040'a kadar %25 artması bekleniyor.


  • The Guardian'ın 13 Kasım 2018 tarihli haberinden çevrilmiştir. Haberin elektrik üretimi ve iklimle ile ilgili kısımlarını içermektedir.


Eskişehir'de Kömürlü Termik Santral Yerine Yapılabilecek 10 Güzel Şey


   1. Adalar'da Oturmak

   

    2. Sazova'da Masal Şatosu'nda Gezinmek


   3. Çibörek Yemek
   
   
    4. Odunpazarı Evleri’nde ve Müzelerinde Tarihi Koklamak 

    
    5. Balmumu Heykellerle Fotoğraf Çekinmek


   6. Hamamyolu’nun Şifalı Sularında Yıkanmak


   7. Met Helvası Yemek


   8. Sanatla İç İçe Yaşamak


    9. Kentpark’ın Plajında Yüzmek


   10. Gondol Sefası Sürmek



BONUS: 


Eskişehir'de planlanan kömürlü termik santral Eskişehir'in havasına, toprağına ve suyuna zarar verir. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji gibi çözümler varken, Eskişehir bu güzelliklerini kaybetmesin! #kömürüzer #EskişehiriÜzme


Rapor: Linyit Yanmıyor, Yakıyor!


Türkiye’nin enerji alanındaki gündemini oluşturan yerli ve milli enerji politikası kapsamında ele alınan linyit yakıtlı termik santrallar, EKOLOGOS tarafından hazırlanan “Linyit Yanmaz! Yakar!” adlı raporda tartışılıyor. Ekonomik, çevresel ve sosyal maliyetleri açısından linyit yakmanın hiçbir bilimsel temeli olmadığını ortaya koyan rapor, Alpu (Eskişehir), Yenice Çırpılar (Çanakkale) ve Çerkezköy Termik Santralı (Tekirdağ) projelerine odaklanarak, yerel tepkileri de aktarıyor. 

Türkiye’deki en eski sürdürülebilirlik iletişimi kurumlarından EKOLOGOS, ülke gündemini uzun süredir meşgul eden linyit santralları projelerini “Linyit Yanmaz! Yakar!” adlı raporda tüm boyutlarıyla masaya yatırıyor. Rapor Eskişehir, Çanakkale ve Tekirdağ’da yeni yapılması planlanan üç büyük linyit projesi hakkında yöre halkının ve uzmanların santrallara yönelik görüşlerini de yakından inceliyor. Çalışma, milli ve yerli enerji politikası kapsamında işletime alınması planlanan/işletimdeki linyit yakıtlı termik santral projeleri yerine enerji kaynağı olarak güneş ve rüzgârın kullanılmasının gerekliliğini gözler önüne seriyor.

14 Linyit Yakıtlı Termik Santralın Yanına 24 Adet Daha Geliyor
Ülkenin farklı bölgelerinde 2017’nin sonu itibarıyla işletilen toplam 27 kömürlü termik santral bulunuyor (9167 MWe ) ve bunların 14 tanesini linyit yakıtlı termik santrallar oluşturuyor. İşletmedeki termik santrallara ek olarak bir de kurulması planlananlar var: 2017 sonu itibarıyla 14 tane lisans sürecinde, üç tane ilan edilen, üç tane inşa halinde dört tane de lisans almış toplamda 24 linyitli termik santral planı mevcut. Bu santralların toplam kurulu gücünün 16.420 MWe olacağı hesaplanıyor. “Linyit Yanmaz! Yakar!” raporu, bu 24 adet linyit yakıtlı termik santral arasından Alpu Termik Santralı (Eskişehir), Yenice Çırpılar Termik Santralı (Çanakkale), Çerkezköy Termik Santralı (Tekirdağ) projelerini ele alıyor ve bölge halkının sürece yönelik tepkilerine odaklanıyor.

Raporun Temel Bulguları Şu Şekilde Sıralanabilir:
  • Türkiye’deki kömür üretimi ve tüketimi artış eğilimi gösteriyor. Bu artışın ardındaki ivmeyi linyit kömürü üretimi ve termik santrallardaki tüketim oluşturuyor.
  • Sanılanın aksine, tüm kömür kaynaklarında üretim/tüketim miktarı açısından Türkiye kendi kendine yetmiyor; taşkömüründe ise neredeyse tamamen ithalata bağımlı.
  • Teşviklere rağmen linyit ve kömürlü termik seçeneği yatırımcılar açısından da ekonomik değil.
  • Kömürlü termik santrallar doğayı tehdit etmekle kalmıyor, halk sağlığını da etkiliyor; ciddi hastalıklara yol açarak erken ölüm sayısındaki artışı tetikliyor.
  • Hava Kirliliğinin doğurduğu toplumsal muhalefet, yenilenebilir enerji fiyatlarındaki düşüş, Paris Anlaşması’yla gelişen dinamikler sebebiyle kömürlü termik santral projelerine finansman bulmak gittikçe zorlaşıyor.
  • Kömürle çalışan santrallar, enerji üretebilmek için suya ihtiyaç duyarken, su kaynakları üzerindeki stresi artırıyorlar.
  • Yanma teknolojisi ne olursa olsun iklim değişikliğine en çok etkisi olan santrallar kömürlü ve bilhassa linyit yakıtlı santrallar. İklim değişikliğinin hidrolojik, meteorolojik ve klimatolojik parametreleri değiştirmesi de termik santralları olumsuz etkiliyor.
  • Türkiye’nin yerli kömür kaynak potansiyelini değerlendirmek için birbiri ardına attığı adımlar, ülkede çıkarılan linyit kömür miktarını, tüketimini ve sera gazı emisyonlarını artırıyor. Bu tercih, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesini ve sorumluluklarını yerine getirmesini zorlaştırıyor.
  • Türkiye’nin 2016’da toplam CO2 emisyonlarının %86,1’i enerji sektöründen kaynaklandı. Emisyon azaltımı için en mantıklı seçenek, linyite dayalı üretim modeli yerine rüzgâr ve güneş seçeneklerine öncelik vermek. 

Alpu Termik Santralı Hakkında Temel Bilgiler:
  • Eskişehir Termik Santralı 200 futbol sahası kadar alana kurulacak, bunun için ise 1100 futbol sahası kadar alan kamulaştırılmak isteniyor.
  • Eskişehir’de yapılmak istenen santral yılda en az 6,3 milyon ton kömür yakarak, 1,6 milyon ton kül ortaya çıkaracak. Eskişehir’in havası, toprağı, suyu kirlenecek. 
  • Eskişehir’de yapılması planlanan santralın 35 yıl çalışacağı hesaplanırsa 3200 kişinin erken ölümüne sebep olacak. Eskişehirliler termik santral değil, doğaya ve insana zarar vermeyen biz çözüm istiyor.
Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Melih Savaş: “Böyle bir yatırımla ne oradaki sosyal hayatı canlandırabilirsiniz ne ekonomik olarak orayı kalkındırabilirsiniz, tam tersi bir durum yaratırsınız”.

Yenice Çırpılar Santralı Hakkında Temel Bilgiler:
  • Kaz Dağları’nın yanı başına kurulmak istenen Çırpılar Termik Santralı 90 adet futbol sahası büyüklüğünde bir alana yerleştirilecek, santralda 465 bin ton kül depolanacak ve yılda 2,6 milyon ton kömür tüketilecek.
  • Çırpılar Termik Santralı, soğutma için yılda 3,5 milyon metreküp suyu tarımsal sulama amaçlı kullanılan Çırpılar Göleti’nden çekecek, bölgenin doğasını yok edecek.
Kayatepe Eski Muhtarı Hüseyin Soylu: “Kaz Dağları Alpler’den sonra dünyanın en zengin oksijen depolarından bir tanesi. Doktorlar insanları buraya yönlendiriyor. Türkiye’nin akciğerlerinin dibine termik santral yapılmasını anlayamıyorum”.

Çerkezköy Termik Santralı Hakkında Temel Bilgiler:
  • 990 MW kapasiteli olacak Çerkezköy Termik Santralı 800 futbol sahası büyüklüğüne eşdeğer 500 dekarlık bir alana yerleştirilecek.
  • Çerkezköy Termik Santralı ile Trakya’nın tarım topraklarının asit yağmurları ile kirletilecek, Istranca Ormanları zarar görecek, su havzaları tahrip edilecek.
Çevresinde iki adet gölet bulunan bu cennet parçası için köylülerle birlikte ilk harekete geçenlerden, Tekirdağ Çerkezköy TEMA sorumlusu Nilüfer Ceylan, bölge kadınlarının sorunu en iyi kavrayanlar olduğunun altını çiziyor.

Raporun tamamına ulaşmak için: Rapor: http://ekoiq.com/arsiv/linyit%20raporu%20biten.pdf Kampanya sayfası: http://ekoiq.com/2018/08/06/linyityanmazyakar/


YENİLENEBİLİR ENERJİ ALANINDAN HABERLER



Yenilenebilir enerjiye geçişte önemli gelişmeler var ve bu gelişmeler devam edecek. Enerji Günlüğü’nden derlenen haberler, bu gelişmelere dair kısa bilgi sunuyor:
-   Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin Enerji Sektörü İşlem ve Trendleri: 2017 Değerlendirmesi ve 2018 Görünümü Raporu sonuçlarına göre, 2017 yılında yenilenebilir enerji işlemlerinde yüzde 28 artış yaşandı. Geçtiğimiz yıl 42,8 milyar dolar değerinde yenilenebilir enerji işlemi gerçekleştirilirken, yenilenebilir enerjiye yatırım bir buçuk kat artış gösterdi. Yenilenebilir enerji anlaşmaları yıllık bazda hacim olarak %28 büyürken, işlem değerindeki artış %71’i buldu.[1]
-   Türkiye’de Mart ayı elektrik üretiminde en büyük pay %37.41 hidroelektrik, jeotermal, güneş, rüzgara dayalı santraller dahil yenilenebilir kaynaklardan geldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik (9,6 milyar kilovatsaatlik),  kömür santrallerinin üretimini aştı (8,6 milyar kilovatsaatlik elektrik üretimi kömürden gerçekleşti). Mart ayının toplam elektrik üretimi 24,3 milyar kilovatsaat oldu. [2] 
-   2018 yılı Mart ayında Portekiz’de Mart 2018 ayında üretilen (4.812 GWh) yenilenebilir enerji, ülkenin aylık elektrik tüketimini (4.647 GWh) aştı. Portekiz’in bu başarısında yükü sırtlayan yenilenebilir enerji kaynakları hidroelektrik ve rüzgâr santralleri oldu. Portekiz’de yaşanan bu başarı ile 1,8 milyon ton CO2 emisyon azaltımı ve 21 milyon avroluk bir tasarruf sağlandı.[3]
-   Rotterdam Ticaret Ataşeliği tarafından yayınlanan verilere göre 2017 yılında Hollanda’da yenilenebilir enerji üretimi bir önceki yıla göre 2 milyar kWh, bir başka deyişle yüzde 10 artarak 17 milyar kWh oldu. Geçen yıl Hollanda yenilenebilir enerji üretiminde rüzgar enerjisi yüzde 60 payla en tepede yer aldı. Rüzgar enerjisi üretimi %16 artarak, 8,4 milyar kWh’dan 9,6 milyar kWh’ya ulaştı. Yenilenebilir enerji üretiminde biyokütlenin % 30, güneş panellerinin %13 ve hidroelektriğin %0,5 payı oldu.[4]
-   Fas, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji sektörüne 40 milyar dolarlık yatırım yapmayı ve ülkenin yaklaşık yarısının elektrik ihtiyacının temiz enerji ile karşılamayı planlanıyor. 2016 itibariyle Fas’ın rüzgar ve güneş enerjisi kaynaklarından ürettiği elektrik enerji bileşimi yüzde 13'lük paya yükseldi. Bu oran 2009 yılında yüzde 2 idi. Fas'ın 2020 yılında yüzde 42 ve 2030 yılında yüzde 52’lik yenilenebilir enerji hedeflerini yakalayacağına inanılıyor. Bu bağlamda, toplamda 9 milyar dolarlık güneş enerjisi tesisi olan Nur projeleri bu sektörün en önemli projesi olarak ifade ediliyor.[5]
-   2017 yılında Avrupa Birliği üye ülkelerindeki elektrik üretimini analiz eden Avrupa Elektrik Sektörü 2017 (The European Power Sector 2017) raporuna göre, tarihte ilk defa, 2017'de AB'de elektrik üretiminde güneş, rüzgar ve biyokütlenin payı kömürü geçti. Hidroelektrik dışındaki yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerji geçen yıl yüzde 12 artarken, yenilenebilirin payı 2010’dan bu yana iki katından fazla arttı. Öte yandan rüzgâr ve güneş enerjisindeki yükselişe karşın, Avrupa elektrik sektöründeki emisyonlar 2017’de düşmedi ve 1.019 milyon tonda sabit kaldı.[6] 
-   Eurostat, AB üyesi ülkelerde brüt son enerji tüketiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payları ile ilgili verileri paylaştı. Buna göre 28 üye ülkeden 11’i 2020 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaştı. Hedefine ulaşan ülkeler en büyük hedef sıralamasına göre şöyle: İsveç, Finlandiya, Danimarka, Estonya, Hırvatistan, Litvanya, Romanya, Bulgaristan, İtalya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan.[7] Öte yandan Livtanya, Avusturya, Portekiz, Slovenya, İspanya, Fransa, Yunanistan, Almanya, Slovakya, Polonya, İrlanda, Güney Kıbrıs, İngiltere, Belçika, Malta, Hollanda ve Lüksemburg 2020 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşamayan ülkeler. Bu ülkelerden hedefe en uzak olanı Fransa iken, en yakın olanı da Avusturya.
-   Avrupa Birliği'nin 2040 yılında enerji bileşiminde kömürün payı yüzde 6'ya düşerken, yenilenebilir enerjinin payı yüzde 27’ye çıkacak. 2016'da yüzde 15 olan AB'nin enerji karışımında kömürün payı 2040 yılında yüzde 6'ya düşecek. Yenilenebilir enerji payının ise yüzde 9'dan yüzde 27'ye yükseleceği öngörülüyor. Raporda, “2040'a kadar, AB enerji talebinin yüzde 15'ini rüzgar, güneş ve biyoyakıtın her biri yüzde 5'ini sağlayacak" ifadesine yer verdi.[8]
-   İran, önümüzdeki 3 yılda 4 bin megawatt gücünde yenilenebilir enerji santrali kuracak.  İran İslam Cumhuriyeti Enerji Bakan Yardımcısı Homayun Hayeri IRNA’ya yaptığı açıklamada, yenilenebilir enerji santrallerinin artması ile enerji sıkıntının kalmayacağını söyledi.[9]
-   2017 yılında küresel yenilenebilir üretim kapasitesi, yıllık %8,3 büyüme ile 167 GW artış gösterdi ve dünya genelinde toplam 2.179 GW’a ulaştı. Hesaplamalar, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarını artırmanın 11 milyon yeni iş yaratabileceğini, bu miktarın da fosil yakıt tesislerinin azalması ile ortaya çıkacak istihdam açığını kapatmaya ve hatta üzerine çıkmaya yetebileceğini ortaya koyuyor. [10]
-   Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı IRENA verilerine göre, 2017 yılında dünya genelinde yenilenebilir enerji endüstrisi bir önceki yıla göre yüzde 5.3 oranında artış kaydederek 500 binden fazla yeni iş imkanı sağladı. Böylece dünya genelinde yenilenebilir enerji sektöründe çalışan insan sayısı geçen yıl toplam 10.3 milyon oldu. Türkiye'de ise 84 bin insan yenilenebilir enerji sektöründe çalıştı. Çin, Brezilya, ABD, Hindistan, Almanya ve Japonya dünyanın en büyük yenilenebilir enerji istihdamı sağlayan ülkeleri oldular ve toplam istihdamın yüzde 70’inin sağladılar. Tüm yenilenebilir enerji çalışanlarının yüzde 60’ı ise Asya’da bulunuyor. Verilere göre tüm yenilenebilir enerji istihdamı içinde güneş başı çekiyor.[11]
-   Almanya’nın enerji düzenleme kurulu Başkanı Jochen Homann, "Herhangi bir arz riski olmaksızın 2030'a kadar kömürlü elektrik santral kapasitesinin yarısı ortadan kaldırılabilir" dedi. Almanya ayrıca 2030'a kadar yenilenebilir enerji payını üçte bir oranında artırarak yüzde 65'e çıkarmayı hedefliyor.[12]



[1] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26694/2017de-yenilenebilir-enerji-islemleri-yuzde-28-artti.html
[2] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26687/yenilenebilir-kaynaklar-mart-ayinda-birinci-oldu.html
[3] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26765/portekizin-yenilenebilir-elektrik-uretimi-ihtiyacini-asti-.html
[4] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26340/hollandanin-2017-yenilenebilir-uretiminde-aslan-payi-ruzgarin.html
[5] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26279/fastan-yenilenebilir-enerji-atagi.html
[6] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/25883/abde-ilk-defa-yenilenebilir-komuru-gecti.html
[7] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/25831/11-ab-uyesi-ulke-2020-yenilenebilir-enerji-hedefine-ulasti.html
[8] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26138/avrupada-komurun-payi-dusecek-yenilenebilirin-artacak.html
[9] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26131/iran-yenilenebilir-enerji-kapasitesini-artiracak.html
[10] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26900/iklim-icin-yenilenebilir-yatirimlari-alti-kat-hizlanmali.html
[11] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/27216/yenilenebilir-enerji-2017de-103-milyon-insana-is-kapisi-oldu.html
[12] http://www.enerjigunlugu.net/icerik/27348/almanya-komurlu-elektrik-santrallerinin-yarisini-kapatabilir-.html