Trakya'yı Kömür Etme!


HABERİN VAR MI? 

Bereketli Trakya topraklarına termik santraller kurulması planlanıyor. Bu termik santraller kurulursa, her sene milyonlarca ton kömür yakacak, asit yağmurlarına neden olacak. Verimli tarım alanlarımız, ormanlarımız kirlenecek.




Gıdamız tehlike altında 

Trakya'nın verimli toprakları Türkiye'yi besliyor. Türkiye'nin ayçiçeği üretiminin %61 'ini Trakya karşılıyor. Bölgenin tüm tarım ürünlerinin verimi Türkiye genelinin üstünde.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre Trakya’da korunması gereken üç alan var: Yer altı suları, ormanlar ve tarım alanları. Kırklareli termik santrali ve kömür ocakları, gıda güvencemiz için büyük ova ilan edilmiş tarım alanlarına planlanıyor. Santral kurulursa bölgenin toprağı büyük zarar görecek, yer altı su düzeyi hızla düşecek, Trakya'nın suya dair sorunları daha da ağırlaşacak. Azalan su ve artan hava kirliliği nedeniyle tarım yapma imkanı kalmayacak.

Termik santraller halk sağlığını tehdit ediyor.

Termik santral Kırklareli şehir merkezine 19 km ve Babaeski ilçe merkezine 20 km mesafede. Halkın sağlığı tehdit altında.

Ne istiyoruz? 

• Temiz hava solumak, sağlıklı yaşamak

• Soframızda sağlıklı gıda tüketmek

• Trakya'nın verimli toprağını ve çiftçilerini korumak

• Enerji verimliliği ve tasarrufu sağlamak

• Doğa dostu ve yenilenebilir enerji kullanmak

Nasıl destek olabilirsiniz? 

Detaylı bilgi almak için: komuretme.org ne yapmalı? yazımızı okuyabilirsiniz.

Çalışmalarımıza katılmak için;

temsilciharitasi.tema.org.tr adresinden TEMA Vakfı temsilcisiyle iletişime geçebilir ya da gonullu@tema.org.tr adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Kömür Etme!

Toprağımızı, suyumuzu, çiftçimizi üzecek kömür yatırımlarına karşı tarım alanlarımızı koruyalım, toprağımıza sahip çıkalım!



Suya, yeterli ve sağlıklı gıdaya erişim için verimli tarım alanlarına ihtiyacımız var. Trakya, Konya Kapalı Havzası, Ereğli Karaman Ovaları, Çanakkale gibi önemli tarım bölgelerimizde kömür ocakları ve termik santraller planlanıyor.
Kömür toprağı, suyu ve tarım alanlarını üzer. Gelecekte su sorunu, yeterli ve sağlıklı gıdaya erişim sorunu yaşamamamız için tarım alanlarımıza sahip çıkalım.
Toprak;
Kömür madenciliği için hektarlarca tarım alanı kazılır, kömürlü termik santrallerden çıkan kirli, zehirli emisyonlar toprağın sağlığını bozar, toprakta yaşayan canlılara zarar verir.Termiklerden çıkan kül, meyve, sebzeleri kaplar, zehirler, kurutur.
Su;
Kömür çıkarılırken, kömürün su ve hava ile teması asit oluşturur. Asidik hale gelen su, ulaştığı diğer su kaynaklarını da kirletir. Termik santraller, sistemlerini soğutmak için su kullanır. Çiftçinin sulama için kullandığı dere, göl, gölet, yer altı sularına ortak olur.
Tarım alanları;
Kömür madenciliği tarım alanlarını, binlerce yılda oluşan verimli toprakları yok eder, termiklerden çıkan hava kirliliği toprağın sağlığını bozar, üretimi de verimi de azaltır. Kömür toprağı kirletir, suyu tüketir.

Tarım alanlarımızı maden, enerji, turizm, kentleşme gibi nedenlerle kaybediyoruz. Tarım alanlarımızın tarım dışı kullanımına ilişkin izin ve onay yetkisi İl Toprak Koruma Kurullarına ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na aittir. Toprak Koruma Kurullarının ve Bakanlığın tarım alanlarına yapılması planlanan kömürlü termik santraller ve maden ocakları süreçlerine müdahil olmasını ve tarım topraklarımızı korumasını talep ediyoruz.

Ne istemiyoruz?
  • Tarım alanlarımızda kömürlü termik santralleri
  • Termik santrallerin çiftçinin suyuna ve toprağına ortak olmasını
  • Havamızın, suyumuzun ve gıdamızın kirlenmesini
Ne istiyoruz?
  • Soframızda sağlıklı gıdaların olmasını
  • Türkiye’deki tarım alanlarının verimliliğinin, çiftçinin ve toprağın korunmasını
  • Enerji verimliliği ve tasarrufunun önceliklendirilmesini
  • Doğa dostu ve yenilenebilir enerjinin önceliklendirilmesini
Siz de tarım alanlarına sahip çıkmak, çalışmalarımıza gönüllü destek vermek isterseniz http://temsilciharitasi.tema.org.tr 'den size en yakın il temsilcisi ya da ilçe sorumlusu ile iletişime geçebilirsiniz.

Uluslararası Enerji Ajansı: CO2 emisyonu yayan her hangi bir şeyi inşa etmek için yerimiz yok


Uluslararası Enerji Ajansı, dünyanın mevcut pek çok fosil yakıt projesine sahip olduğunu ve uluslararası iklim değişikliği hedeflerini bozmadan daha fazla kirleten enerji altyapısı inşa edilemeyeceğini söyledi. 





Uluslararası Enerji Ajansı, dünyanın 2040'a kadar olan karbon bütçesinin neredeyse tamamını, bugünkü elektrik santralleri, araçlar ve endüstriyel tesisler tarafından kullanılacağını söyledi.

Paris merkezli grubun direktörü Fatih Birol, Guardian'a şunları söyledi: “CO2 emisyonu yayan her hangi bir şeyi inşa etmek için yerimiz yok. Biliminsanlarının önerdiği gibi 1.5C'yi geçtim, sıcaklık artışlarını 2C'yle sınırlamak için ya tüm yeni enerji projelerinin düşük karbonlu olması ya da mevcut altyapının temizlenmesi gerekiyor.

“Başka hiç bir yeni şey yapmasak bile [karbon] bütçesinin% 95'ini tüketiyoruz. Elbette ki başka kamyon veya enerji santrali inşa etmemek mümkün değil,” dedi. Birol'a göre bu nedenle kirli termik santrallerin erken kapanması veya karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin uygulanması için teşvikler sunulabilir. 

Toplamda, IEA, mevcut altyapının önümüzdeki 22 yıl içinde 550 gigaton karbon dioksiti “kitlediğin" hesapladı. Sıcaklıkların 2C eşiğini aşmaması için , sadece 40 gigaton yani yaklaşık bir yıllık emisyon bütçesi var. 

Grubun Salı günü yayınlanan yıllık Dünya Enerji Görünümü çalışması, geçtiğimiz yılki raporda gelecek CO2 emisyonlarını yukarı doğru revize etti.

Birol, yeni uluslararası [iklim] gündemi ile enerji pazarında olanlar arasında giderek artan bir kopukluk olduğunu söyledi. Raporda, dünyanın iklim değişikliği ve hava kirliliği konusundaki hedeflerine ulaşmanın “hala uzun bir yolu” olduğunu belirtiliyor.

Bununla birlikte, IEA elektrik piyasasının ne kadar "yeşilleneceği" konusunda iyimser. Rüzgârın, nükleeri sollayıp, 2040 yılına kadar, küresel elektrik üretiminin % 4'ünden % 12'sine ulaşması bekleniyor. Güneş enerjisinin %2'den 2040 yılına kadar %10'a çıkacağı tahmin ediliyor ve “neredeyse her yerde” maliyetle yeni kömür santrallerini aşması bekleniyor. Hidroelektrik enerji, 2040 yılında %15 ile düşük karbonlu elektrik üretiminin en büyük kaynağı olmaya devam edecek. Pil depolama maliyetlerinin de hızla düşmesi beklenmektedir.

Ancak rapor, elektrik üretiminin ötesinde, fosil yakıtların enerji kullanımını domine etmeye devam edeceğini düşünüyor. IEA, uçak, gemi ulaşımının ve sanayinin günümüz teknolojisi ile henüz “elektriğe hazır” olmadığını söyledi.

Genel olarak, dünyadaki enerji iştahının, artan 1,7 milyar kişi nüfus ve refah ile batıdan Asya'ya kayan talep nedeniyle 2040'a kadar %25 artması bekleniyor.


  • The Guardian'ın 13 Kasım 2018 tarihli haberinden çevrilmiştir. Haberin elektrik üretimi ve iklimle ile ilgili kısımlarını içermektedir.