Zonguldak Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) muafiyetle çevreyi kirletmeye devam edecek

Özelleştirilen eski termik santrallerin çevreyi kirleterek çalışmalarına izin veren yasa tasarısı Sanayi Komisyonu’nda kabul edildi. Yasa tasarısı meclis genel kurulunda değişiklik olmadan kabul edilirse özelleştirilen Zonguldak Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES) gibi çevre yatırımlarını tamamlamayan ve yasal sınırların üzerinde kirletici salan eski termik santraller, 2021 yılı sonuna kadar çevreyi kirletmeye devam edecek. 

“ÇATES’in kirleterek çalışmaya devam etmesi, temiz hava hakkımızın ihlalidir” 

Şubat’ta Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen Maden Kanunu ve Bazı Kanunlar Hakkında değişiklik öngören Torba Yasa Tasarısı’nın 47. maddesi 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 8. maddesini yeniden düzenleyerek muafiyetin süresini 2021’in sonuna kadar uzatıyor. Konuyla ilgili konuşan TEMA Vakfı Zonguldak İl Temsilcisi Berran Aydan, “Bu eski termik santral tesisleri mevcut şekilde üretimi sürdürürler ise, geri dönüşü olmayan tahribatlara sebep olmaya devam edeceklerdir. Özellikle Çatalağzı'ndaki santraller yerleşim yerleriyle iç içedir. En kısa sürede sözleşmede taahhüt ettikleri çevre kirliliğini azaltacak iyileştirme yatırımlarını yapmalı ya da faaliyetini durdurmalıdır. Zonguldak'ta görev yapan, Mecliste bizleri temsil eden, iktidar ve muhalefet tüm vekillerimizi söz konusu yasa önerisinin reddedilmesi için göreve davet ediyorum. Hava kirliliğinin A partisi, B partisi olmaz. Sonuçta hepimiz aynı havayı soluyoruz. Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliğinin kanser yaptığını açıklamışken, santralin kirleterek çalışmaya devam etmesi ve çevre kirliliğini azaltacak çalışmalardan iki yıl daha muaf tutulması temiz hava hakkımızın ihlalidir” dedi. 

Kirleterek çalışan termik santrallerden biri de ÇATES 

Özelleştirildiğinden beri gerekli çevre yatırımlarını tamamlamayan ve yasal sınırların üstünde kirletici salan termik santrallerden biri Zonguldak Çatalağzı’ndaki Çatalağzı Termik Santrali (ÇATES). 1948 yılında faaliyete geçen Çatalağzı Termik Santrali 2014'te özelleştirildi. 300 MW kapasiteli ÇATES - Elsan Termik Santrali, hala eski teknolojiyle ve baca gazı arıtım ekipmanları olmadan çalışmaya devam ediyor. Çatalağzı yöresindeki hava kirliliği düzeylerinin insan sağlığı açısından kritik eşikleri aştığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mobil istasyonlarının yaptığı ölçüm sonuçları ve Çevre Mühendisleri Odası’nın hava kirliliği ölçüm çalışmaları ile ortaya konuldu. 

Anayasa Mahkemesi daha önce düzenlemeyi iptal etmişti 

İlk olarak, 2013 yılında santrallerin özelleştirilmesinin ardından, bu santrallerin çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2018’e kadar süre tanınmıştı. 2014 yılında Anayasa Mahkemesi (AYM) bu kararı iptal etti. AYM, iptal kararının gerekçesinde Anayasanın devlete çevrenin korunması ve geliştirilmesi konularında ödevler yüklediğini, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ekonomik ve mali gerekçelerle vazgeçilecek haklardan olmadığını açıkça belirtmişti. AYM’nin bu kararına rağmen, termiklere çevreyi kirletme muafiyeti tanıyan düzenleme 2016 yılında tekrar yapılarak süre Aralık 2019’a kadar uzatıldı. Şu anda da 2021’in sonuna kadar uzatılmak isteniyor. 



İspanya’da İki Kömürlü Termik Santral Çevre Yatırımlarını Yaparsa Kar Etmeyeceği için Kapatılıyor


Aralık 2018’de İspanya’nın en büyük enerji şirketlerinden biri olan Endesa  iki kömürlü termik santralini kapatmaya karar verdi. Şirket aldığı bu kararın nedeni olarak söz konusu santrallerin gelirlerinin, AB’nin tesisler için Mevcut En İyi Teknikler Referans Belgesi’nde (BREF) belirlediği emisyon limitlerine uyumu için gerekli olan yatırımların maliyetini karşılamaması olarak açıklıyor.

Toplam kapasiteleri 2.000 MW olan linyit kömüründen elektrik üreten Andorra (Teruel) ve taş kömürü üreten Compostilla (Leon), 2017 yılında ülkenin toplamda yaklaşık 6,5 milyon CO2 ton emisyonundan sorumlu oldu. 2016 yılında 206 erken ölüme neden olduğu hesaplandı [i]. Sosyal ve çevresel konularda uluslararası hukuk ve AB hukukunun geliştirilmesi ve uygulanması üzerine faaliyet gösteren Madrid merkezli Uluslararası Hukuk ve Çevre Enstitüsü’nün Direktörü Ana Barreira, kararın oldukça önemli olduğunu ancak bu kararla her şeyin bitmiş olmadığını, şirketin bu yöndeki kararlara devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, Paris Anlaşması’na uygunluk için ülkenin 2025 yılına kadar kömür santrallerini kapatması gerektiğinin altını çiziyor.

Europe Beyond Coal, CAN Europe, EEB, Sandbag ve Greenpeace’in Kasım 2018 tarihli araştırması, Endesa’nın AB genelindeki kömür santrallerinin yol açtığı sağlık problemlerinde ilk 10’a girmiş, 2016 yılında ise toplam 410 erken ölümden sorumlu olan en kritik kömür şirketlerinden biri olduğunu da gösteriyor.[ii]

Kömür, 2014 yılında İspanya’nın ulusal emisyonunun %13’ünü  oluştururken ve 2013 yılında kömür kaynaklı kirliliğin ülkeye maliyeti ise 3,6 milyar avro olarak belirtiliyor.[iii] Ülkedeki kömür santrallerinin eski model olduğu da biliniyor. Bununla beraber, İspanya Hükümeti, Kasım ayında Parlamentoya sunulan taslak halindeki iklim kanunu ile 2050 yılına kadar elektrik sistemini %100 yenilenebilir enerjiden karşılayacağının taahhüdünü vermişti.[iv] 

Dünya genelinde kömürden uzaklaşma politikaları hız kazanmışken, kullanım sürelerinin uzatılması için gerekli görülen yeni yatırımların yeni kararla birlikte doğru bir seçim olmadığı bir kez daha teyit edilmiş oluyor. 


Last Gasp: The Coal Companies Making Europe Sick (Europe Beyond Coal, CAN Europe, EEB, Sandbag, Greenpeace, Kasım 2018): https://beyond-coal.eu/wp-content/uploads/2018/11/Last-Gasp-2018.pdf

Hava Kirliliğinin ve İklim Değişikliğinin Sağlık Etkileri Nelerdir?

Hava Kirliliğinin ve İklim Değişikliğinin Sağlık Etkileri Nelerdir?


Doç. Dr. Haluk Çalışır, hava kirliliğinin ve iklim değişikliğinin sağlık etkilerini anlatıyor.
Podcast için:


“Hava kirliliği ile birlikte, iklim değişikliği de insan sağlığını tehdit ediyor. Seller nedeniyle ortaya çıkan doğrudan etkilerle birlikte enfeksiyonların artması, daha önce hiç görülmeye hastalıkların ortaya çıkması söz konusu olabilir.

İnsan sağlığına ciddi etkisi olan partikül maddeler yanma faaliyetleri sonucu ortaya çıkar. Solunum yoluyla doğrudan akciğerlere taşınması ve dolaşıma geçmesi gibi riskler bulunuyor. Siyah karbon da artık bir sera gazı olarak biliniyor.

Ozon yer seviyesinde ise zararlı bir kirleticidir. Ozon, atmosferde uçucu organiklerle azot oksitlerin birleşmesiyle ortaya çıkar. Ozon da bir tür sera gazı.

Termik santrallerin baca gazında bir çok kirletici söz konusu. Termik santraller erken ölümlere sebep oluyor.”

İklim Elçileri Projesi kapsamında hazırlanan röportajın tamamına linkten ulaşılabilirsiniz: https://youtu.be/4naPeqPtJ-8