Gündemden Haberler / Ağustos

Gündemden Haberler / Ağustos

5 Ağustos 2021 - Türkiye’de 2020 sonundan bu yana yapılması planlanan 6 termik santral iptal edildi

Europe Beyond Coal’a ait Avrupa’daki mevcut kömür santrallerin takibi yapan veri tabanı Coal Exit Tracker’daki son güncellemeye göre, Türkiye'de yapılması planlanan 6 termik santralin 2020 yılının sonlarından bu yana iptal edildiği ifade edilmiş.  Söz konusu, Etyemez (135 MW), Çırpılar (200 MW), DETES 1 (160 MW), Vize (660 MW), Orta Anadolu (135 MW) ve Kınık (700 MW) santrallerinin toplam kapasitesi 1990 MW idi. Dinar Uluköy santralinin planlanan kapasitesi 3500 MW'tan 500 MW'a, Konya Karapınar santralinin ise 5000 MW'dan 1000 MW'a düşürüldü.

Kaynak: https://endcoal.org/2021/08/coalwire-380-august-5-2021/

9 Ağustos 2021 - Yeniköy-Kemerköy Santralleri Akbelen Ormanı’nı kestirerek suç işledi”

Karadam ve Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal  Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK) gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, Akbelen Ormanı’nda gerçekleşen kesime tepki gösterdi. Atal; “Son 20 yılda yanan ormanın toplamı kadar ormanımız yanmışken, Yeniköy-Kemerköy termik santrallerinin, yangını ganimet bilerek 100 ağacımızı kesip Akbelen Ormanı’nı yok etmek istemesi, Anayasanın değişmez hükmü ‘Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmaya teşebbüs’ suçudur” açıklamasında bulundu. 

Kaynak: https://www.iklimhaber.org/yenikoy-kemerkoy-santrallari-akbelen-ormanini-kestirerek-suc-isledi/

12 Ağustos 2021 - Akbelen için Olumlu Gelişme: Mahkemelerden yürütmeye durdurma kararı

Akbelen Ormanı’nın açık kömür madeni için kesilmesine karşı Temmuz ayından beri nöbet tutan İkizköylüler ve yaşam savunucuları için sevindirici haber geldi. Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde süren Entegre Tesis ÇED Muafiyeti iptal davası ve Muğla 1. İdare Mahkemesi’ndeki orman kesimi iptal davasında karar çıktı. Her iki davada da mahkemeler “yürütmenin durdurulması” yönünde karar aldı.

Kaynak:https://www.iklimhaber.org/akbelen-icin-olumlu-gelisme-mahkemelerden-yurutmeye-durdurma-karari/

26 Temmuz 2021 - G20 Çevre Bakanları iklim krizi ile ilgili konularda anlaşmazlık yaşıyor

İtalya’da bir araya gelen G20 ülkeleri çevre bakanlarının, kabul edilen sonuç bildirgesi üzerinde anlaşmazlık yaşadığı ortaya çıktı. G20’ye ev sahipliği yapan İtalya’nın Çevre Bakanı Roberto Cingolani ilk günkü görüşmelerin ardından düzenlediği basın toplantısında, 25 maddelik bir sonuç bildirisini kabul ettiklerini açıkladı. Cingolani’nin aktardıklarına göre özellikle Çin, Rusya ve Hindistan ile yapılan müzakereler zorlu geçti. Açıklamaya göre G20 ülkeleri karbonsuzlaşmanın hızlandırılması amacıyla kömür kullanımına son verme, yeni kömür santralleri için uluslararası kamu finansmanı durdurma ve fosil yakıt teşviklerinin son verilme tarihini belirleme konularında uzlaşma sağlayamadı.

Kaynak:https://www.iklimhaber.org/g20-cevre-bakanlari-iklim-krizi-ile-ilgili-konularda-anlasmazlik-yasiyor/

26 Temmuz 2021 - Atina’da sıcak hava dalgalarına karşı yeni bir birim oluşturuldu

İklim krizinin derinleşmesine paralel olarak sıcak hava dalgalarının sıklığı ve şiddeti dünyanın dört bir yanında artıyor. Yunanistan’ın başkenti Atina, kentlileri yükselen sıcaklardan korumak ve kenti gün geçtikçe daha sert vuran sıcak dalgalarıyla mücadele etmek için belediye içinde yeni bir sorumluluk alanı oluşturdu ve bir müdürlük kurdu. Atina Belediyesi’nde sıcak dalgalarıyla mücadele edecek bir müdürlük oluşturulması Avrupa’da bir ilk niteliğini taşıyor. Dünyada ise bu tip bir pozisyon sadece ABD’de Florida eyaletinde Miami-Dade County’de mevcut. İklim krizine yönelik adaptasyon önlemi olarak, önümüzdeki süreçte birçok ülkenin benzer adımlar atacağı düşünülmekte.

Kaynak:https://www.iklimhaber.org/atinada-sicak-hava-dalgalarina-karsi-yeni-bir-birim-olusturuldu/

27 Temmuz 2021 - İklim krizi ani sel riskini artırıyor

Bilim insanları dünyanın farklı yerlerinde görülen ani sellerin, iklim krizi kötüleştikçe daha yaygın hale geleceği konusunda uyarıda bulundular.

Reading Üniversitesi’nden Hidrolog Dr. Jess Neumann; “Yoğun yaz yağışlarından kaynaklanan seller daha sık yaşanıyor. Hiçbir şehir, kasaba veya köy sel baskınına karşı hazırlıklı değil ve gelecekte etkilerin daha da kötüleşmesini önlemek için şu anda sert önlemler alınması gerekiyor” dedi.

Etkilere uyum sağlamak, yalnızca drenaj ve su tedarik sistemlerini ve ulaşımı değil, aynı zamanda enerji tedariki ve iletişim ağlarını da kapsayan altyapıların kapsamlı bir şekilde elden geçirilmesini gerektiriyor.

Daha yenilikçi yaklaşımlar gözenekli kaldırımları içerirken, binaların yeniden tasarlanması ve halka açık alanların daha iyi drenaj kanalları ve fırtına drenajları içerecek şekilde yenilenmesi gerekiyor. Uzmanlar, yeşil alan ve bitki örtüsü eksikliğinin ve birçok alanın sel riskini gözetmeden asfaltlanmasının, birçok şehirde sorunu daha da ağırlaştırdığını belirtiyorlar.

Kaynak: https://www.iklimhaber.org/iklim-krizi-ani-sel-riskini-artiriyor/

9 Ağustos 2021 - IPCC, İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli başlıklı raporunu yayınladı

Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) altındaki Çalışma Grubu,  “İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli” başlıklı raporunu açıkladı.

66 ülkeden 234 bilim insanının katıldığı çalışmada, son aylarda aralarında Türkiye'nin de bulunduğu birçok ülkede yaşanan orman yangınlarının ve sellerin gelecekte artacağı öngörülüyor.

Raporda öne çıkan konular şu şekilde sıralanıyor:

·        İklim değişikliğine sebebiyet veren sera gazı salımları insan faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır.

·        Türkiye’nin içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, Avrupa’da iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biridir.

·        Aşırı hava olayları ve afetler iklim değişikliği sebebiyle artmaktadır. Bilim insanları aşırı sıcaklar, su kıtlığı, kuraklık, yangına müsait hava koşulları, sel ve erozyonun bu bölgede önümüzdeki dönemde katlanarak artacağını öngörmektedir.

·        1,5°C'lik bir ısınmada, yazların daha uzun, kışların daha kısa olacağı; 2°C'lik ısınmada ise aşırı sıcaklıkların tarımsal üretim faaliyetleri ve halk sağlığı açısından birçok riske neden olacağı öngörülmektedir.

·        Sera gazı salımları acil olarak büyük ölçekte azaltılmalıdır. Aksi takdirde ısınmayı 1,5°C hatta 2°C tutmak pek mümkün görünmemektedir.

Raporun işaret ettiği çözümlerden biri "yutak alanlar" olarak nitelenen meralar, orman ve su varlıkları korunmalı, iklim istikrarının sağlanabilmesi için, mevcut politikaların iklim değişikliği mücadele planlarıyla uyumlu olmalı, sera gazı salımlarında güçlü, hızlı ve sürekli azalmalar için harekete geçilmeli.

Kaynak: https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg1/downloads/report/IPCC_AR6_WGI_Full_Report.pdf

https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg1/

https://www.ipcc.ch/site/assets/uploads/2021/08/IPCC_WGI-AR6-Press-Release_en.pdf

16 Ağustos 2021 - Temmuz ayında 142 yılın sıcaklık rekoru kırıldı

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) yayımladığı küresel verilere göre, kuzey yarımkürede temmuz sıcaklıkları, ay ortalamasının 1,54 derece üzerine çıkarak 142 yılın rekorunu kırdı. Temmuz’da Asya kayıtlara geçen en sıcak ayını yaşarken, Avrupa’da temmuz sıcaklığı 2018 yılının gerisinde kalarak ikinci oldu.

NOAA yöneticisi Rick Spinrad, temmuzun genellikle yılın en sıcak ayı olduğunu belirterek, “Ancak bu rekor, iklim değişikliğinin dünyayı soktuğu rahatsız edici ve yıkıcı yolun göstergelerinden biri oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: https://www.iklimhaber.org/temmuz-ayinda-142-yilin-sicaklik-rekoru-kirildi/

19 Ağustos 2021 - Meteoroloji Genel Müdürlüğü: Türkiye’nin büyük bölümü temmuzu ‘olağanüstü kurak’ geçirdi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından temmuz ayı ve son bir yıllık döneme ait kuraklık durumunu gösteren haritalar yayımlandı.

Meteorolojik kuraklık haritaları, Standart Yağış İndeksi (SPI- Standardized Precipitation Index) ve Normalin Yüzdesi Metodu (PNI – Percent of Normal Index) olmak üzere iki farklı metotla hazırlanıyor.

Normalin Yüzdesi Metodu 2021 Temmuz ayı Meteorolojik Kuraklık Durumu’na göre, temmuz ayına ait bir aylık haritada, Türkiye’nin yarısından fazlasının şiddetli kurak olduğu gözlendi.

Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu‘da, Adana‘nın bir kısmı hariç tamamı şiddetli kurak; Malatya, Tunceli, Bingöl, Muş, Bitlis bölgeleri de yine şiddetli kurak olarak gösterildi.

Kaynak:https://yesilgazete.org/meteoroloji-genel-mudurlugu-turkiyenin-buyuk-bolumu-temmuzu-olaganustu-kurak-gecirdi/?doing_wp_cron=1629800594.7320919036865234375000

20 Ağustos 2021 - Cilo Dağı: Türkiye'nin en büyük buzulları eriyor

Hakkari'deki Cilo Dağı'nda bulunan, yaklaşık 20 bin yıllık Cilo buzulları eriyor. Uzmanlar, her sene bu buzulların karla beslendiğini ve yaz aylarında belli oranda eridiğini, ancak şu andaki erimenin, uzun vadeli ve kapsamlı bir erime olduğunu söylüyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Peyzaj Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Onur Şatır, Cilo Buzullarının yıllar içinde erimesinin en büyük nedeninin küresel iklim değişikliği olduğunu belirtiyor.

Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-58286776

22 Ağustos 2021 - Paris İklim Anlaşması: Türkiye'nin kaybettikleri, kaçırdıklarından fazla

Türkiye'nin iklim değişikliğinin tetiklediği orman yangınları ve sel felaketleriyle mücadele ettiği günlerde Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, 6. Değerlendirme Raporu'nu yayınlandı. Rapor, Paris Anlaşması'ndaki 1,5 derecelik sıcaklık artışı hedefini gerçekleştirebilmek için çok hızlı bir ekonomik ve toplumsal dönüşüme ihtiyaç olduğuna vurgu yapıyor. Oysa iklim değişikliğinin etkilerini en ağır şekilde yaşayacak bölgelerden birinde bulunan Türkiye, iklim değişikliğine yönelik somut bir politikaya sahip değil, üstelik Paris İklim Anlaşması'nı onaylamayan tek OECD ülkesi.

Doç. Dr. Barış Karapınar'a göre, Türkiye’nin Paris Anlaşması'nı parlamentosundan geçirmemesinin iki sebebi var. İlki anlaşmadaki statüsünden memnun olmaması, ikincisi ise ülke içinde fosil yakıtlara bağlı lobiler ve çıkar grupları.

"Türkiye'nin taraf olmadığı için kaçırdığı finans olanakları, OECD ülkesi olduğu için kaçırdığını düşündüğü kaynaklardan katbekat fazla" diyen Doç. Dr. Barış Karapınar, Türkiye'nin savunduğu özel statüsünde ısrarcı olduğu için diğer ülkelerle koalisyona giremediğini, müzakereleri yönlendirme potansiyelini kaybettiğini ve dünya genelinde hızla büyüyen sürdürülebilir finans kaynaklarından mahrum kaldığını aktarıyor.

"Paris Anlaşması'nı onaylamak demek, iklim değişikliği ile mücadelede ciddi adımlar atacağız demek. Bu siyasi tavrı sergilemediğiniz zaman, dış yatırımcılar için özellikle sürdürülebilir finans konusunda çekici bir ülke olmanız ya da ülke içindeki aktörleri yönlendirmeniz mümkün değil" diyen Karapınar, savunduğu pozisyonun hem içeride hem de dışarıda Türkiye’nin elini kolunu bağladığını aktarıyor.

Kaynak:https://www.dw.com/tr/iklim-anla%C5%9Fmas%C4%B1-t%C3%BCrkiyenin-kaybettikleri-ka%C3%A7%C4%B1rd%C4%B1klar%C4%B1ndan-fazla/a-58934370

23 Ağustos 2021 - Grönland zirvesine tarihte ilk kez yağmur yağdı

Sıcaklıkların normalde donma noktasının oldukça altında olduğu Grönland zirvesinde, iklim krizine bağlı artan sıcaklıklar nedeniyle tarihte ilk kez yağmur yağdı.

Kaynak: https://yesilgazete.org/gronland-zirvesine-tarihte-ilk-kez-yagmur-yagdi/

 

24 Ağustos 2021 - Gelişmiş ülkeler bile güvende değil: İklim krizi Batı Avrupa’da sel ihtimalini dokuz kat artırdı

World Weather Attribution (WWA) tarafından yayınlanan araştırmaya göre temmuz ayında Almanya ve Belçika’da ölümcül sel felaketine neden olan yağış, iklim krizi nedeniyle 9 kat daha muhtemel hale geldi. Araştırmada iklim değişikliğinin Batı Avrupa’da selin %20’ye kadar daha yoğun yaşanmasına neden olduğu belirtiliyor.

Çalışma, Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli‘nin yakın zamanlı raporunun, insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı salımlarının havanın aşırı kötüleşmesinin ana nedeni olduğuna dair “kesin” kanıtlar olduğuna dair bulgularını güçlendiriyor.

Kaynak: https://yesilgazete.org/gelismis-ulkeler-de-guvende-degil-iklim-krizi-bati-avrupada-sel-ihtimalini-dokuz-kat-artirdi/